MUSTAFA DUYMAZ

Mustafa Duymaz, 1972’de Van’da doğdu. 1999’da Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Lisansüstü eğitimini tamamladı. Yaygara Güncel Sanat İnisiyatifi kurucularındandır. İstanbul’da yaşıyor.

ETKİNLİKLER (SEÇKİ) 

  • 2019- “ İz ”, Ted Sosyal Sorumluluk Projesi, “CI Contemporary İstanbul, 2019”, İstanbul,
  • 2019- “Artweeks Akaretler”, Artsümer Galeri, İstanbul,
  • 2019- “Dört Duvar Bir Kapı”, Marvy Atelier, Özdere/İzmir, (Kişisel Sergi)
  • 2018- Barış Acar “Ekphrasis” Kitab’ından Sanatçı Seçkisi Sergisi, Corpus Galeri, İstanbul,
  • 2017- UrbanObscura, “Kentler: Değişen Rotalar Değişen Haritalar” Siyah Beyaz Galeri, Ankara,
  • 2017- “Olmazsa Olmaz”, Ekavart Galeri, İstanbul,
  • 2017 – “Panik Yok Her Şey Yolunda!”, Arte Sanat, Ankara, (Kişisel Sergi)
  • 2016-2017- “Artists Pick Artists”, ArtSümer Galeri, İstanbul,
  • 2016- “Onaylanmış Tahribat”, m1886 Sanat Projeleri, Ankara, (Kişisel Sergi)
  • 2015- “Mitolojiler” 3. Mardin Bienali, “Kuluçka”, Yaygara Güncel Sanat İnisiyatifi, Mardin,
  • 2015- “Pardon, Kaçıncı Kat?” Merkür Galeri, İstanbul
  • 2015- “Olmadı Kaçarız”, Merkür Galeri, İstanbul
  • 2014- “Gezgin Kulübe”, Yaygara, “CI Contemporary İstanbul, 2014”, İstanbul,
  • 2014- “CI İstanbul Contemporary 2014”, GaleriMiz, İstanbul
  • 2014- “Yarından Daha İyiyim!” Hayaka Artı, İstanbul,
  • 2014- “Ufka Veda “, GaleriMiz, İstanbul, (Kişisel Sergi)
  • 2013 – “CI Contemporary İstanbul, 2013”, Galeri/MİZ, İstanbul,
  • 2012- “Göz Kararı”, Yaygara, Çağdaş Sanatlar Merkezi, Ankara,
  • 2011 – “Panokent” GaleriMiz, İstanbul, (Kişisel Sergi)
  • 2011 – “Paralaks”, Yaygara, Contemporary 2011, İstanbul
  • 2011 – “Bilinmeyen Bir Cisim Yaklaşıyor”, Yaygara, Piha Kollektif, İstanbul,
  • 2011 – “Doğa Cennetse, Kent Cehennemdir” Yaygara, Cermodern, Ankara,
  • 2010 – “Fasafiso” Yaygara, Cermodern, Ankara,
  • 2010 – “Masal Kent”, ODTÜ Sergi Salonu, Ankara, (Kişisel Sergi)
  • 2009 – “İyi Kötü Çirkin”, Yaygara, Ankara,
  • 2009 – “Nev Nesil” 25.Yıl Sergisi, Galeri Nev, Ankara,
  • 2009 – “Kimi Zaman” Yaygara, GÜGEF Sergi Salonu, Ankara,
  • 2008 – “Seyir Deneyimleri” Yaygara, ÇSM, Ankara,
  • 2008 –“Şüpheyi Askıya Almak’’ Yaygara, Gazi Üniversitesi, Ankara,
  • 2006 – “Gazi Eğitimliler Üç Kuşak Sergisi’’ Çağdaş Sanatlar Merkezi (ÇSM), Ankara,
  • 1999 – “UPSD. Genç Sanat -II-” Etkinlikleri Çağdaş Sanatlar Merkezi, Ankara,

ÖDÜLLER (SEÇKİ)

  • 1999 – Gazi Üniversitesi Resim Yarışması “ Ödül’’
  • 2008 – Nuri İyem 2008 Resim Yarışması “Ödül”
  • 2009 – 33. Dyo Resim Yarışması “Ödül”
  • 2017- “Sanat Kurumu’nun 2017 Yılı Sanatçı Ödülleri; “Övgüye Değer Yılın Sanatçısı Ödülü”

“Çalışmalarımda  kentin yapısal teması üzerinden hareketle;

Aristoteles’in “Bir şehir farklı tür insanlardan oluşur; benzer insanlar bir şehir meydana getiremezler.” Sözüyle farklı kültürler, ırklar, sınıflar ve farklı yaş gruplarıyla metropoller haline gelen şehirlerde yaşam mücadelesi veren bireylerin kaderi ele alınmaktadır.

Günümüzde özel alanların çoğalması, kamusal alanların yok edilerek daraltılması ve sınırlandırılması bireyi, yaşamın zor olan yüzü ile karşı karşıya getirmektedir. Kent kültürünün vaz geçilmez cazibesinden hareketle; yaşamını sürdürmek zorunluluğuyla zamanla yarışmak durumundadır.

Mekanların ve sosyal alanların kamudan uzaklaştırılarak doğanın tahrip edilmesi, gökdelenlerin yükselerek etrafımızı kuşatması olağan bir durum olarak kabullenilmiş bir vaziyet almaktadır. Soylulaştırmaya dayalı olarak planlanan ve projelendirilen kentsel dönüşüm, çoğunluk için kabullenilmiş bir durum olarak arz etmektedir. Dur durak bilmeden her gün alanımızı daraltan mekanlarda; farklı kültürlere ve ekonomik güçlere sahip bireyler birlikte yaşamak adına ideallerini gerçekleştirmek ve mutluluklarının peşinde koşmak amacındadırlar.

Herkesin izlemeye zorlandığı film ve dizilerdeki insanlar gibi tüketime dayalı görsel ve işitsel imajlarla kişileri bu imajlarla bütünleşmeye ve var olma çabasını göz önüne sermektedir. Tüketimin amacına ulaşması, görünürlük olarak rahat ulaşılabilmesi için sahne olarak kullanılan kentler; kendini bulmaya çalışan bireylere benzerken, bireyler de inşa ettikleri kentlere benzemeye başladılar. Böylece kafesleri andıran, geceleri ışıklandırılan, heybetli ve cazibeli hale getirilerek görsel bir şölen olarak sunulan sanal kentler, ışık kirliliğinin yanı sıra yalnızlığın sahnesi olarak kabul edilen bu alanlarda geçen yaşamlar; bireyin yalnızlığına ve kimliksizleşmesine işaret etmektedir. Yaşanılan şeylerin ve gerçek hayatı, hikayelerde aramak yerine kentin değişen çehresinden okumak mümkündür.”

mustafaduymaz.com

instagram.com/mustafaduymaz_